18 Mayıs 2012 Cuma

EVLİLİK


Pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları
taralı,dişleri fırçalanmış adamı/kadını sevmek kolaydır.
Aslında aşk, aynı insanı, sabahın körü uykudan  uyandırdığındaki en
sinirli hali ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla
kullanabilmek, diz yapmış pijamalarla kanepede yastıklara sarılıp
sızmışken bile şefkatle okşayabilmektir
Buna katlanamayanlar zaten aşık değillerdir.
Bu durumda evlilik hoşlandığın insana karşı olan duygularını öldürüyor
diyebiliriz. Zira aşıksan, aynı havayı solumak bile zevk verir.
Hep beraber olmak istersin.
Banyodan gelen su sesi bile onun evde olduğunun işaretidir ve huzur verir.
Ütülediğin gömleğin ona ne kadar çok yakışacağını düşünürsün, pişirdiğin
yemeği ne çok seveceğini, o bin tane ayakkabısı dururken bin birinciyi
almaktan mutlu olacak diye, istediğin gömlekten vazgeçersin.
Zamanla, almaktan çok bir şeyler vermekten mutlu olduğunu  keşfedersin.
Eğer evlilikte ikinize yemek pişirecek, dolabı düzenleyip ütüyü yapacak
bir anne olacak sanılıyorsa, o kadının saçlarının hiç  yağlanmadığı ve
adamın geceleri terlemediği düşünülüyorsa, asla kavga edilmeyecek ve
lavabo tamir edilirken dahi gülüşüp öpüşülecek zannediliyorsa zaten
beklenti bir evlilik değil, bir amerikan filmini yaşamaktır.
Bu hayallerle yola çıkıldığında, damat ilk gece gelinin saçlarından on bin
firkete sökmeye çalıştığında, gelin ise damat  firketeleri çıkaramayıp
“s...m böyle kuaförü” diye söylendiğinde zaten evlilik sandıkları şey
çatırdamaya başlayacaktır.
Evlilik; sadece aşk değildir.
Evlilik; ev arkadaşlığı, kankalık, sırdaşlık, ortak hesaba sahip mudilik,
ayrı kökenlerin birleşmesi, başı hatırlanmayan bir akrabalık ilişkisidir.
Aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama zaten tek başına ayakta tutamaz.
Aşıksanız ateşli sevişmeler yaşarsınız ama kış akşamları evde konyak içip
geyik yapamayabilirsiniz.
Hala canınız sıkıldığında onu değil de annenizi arıyorsanız, yalan
olmuştur o evlilik. Aşk evlilikte gider gelir.
Halıya kola döktüğünde aşk biter, ama o, halıyı temizleyebilirse gene
Aşık olunur.
O aradaki sinir evresini aşabilenler ellinci yıla kadeh kaldıranlardır.
Tahammül edemeyenler ise ikinci evlilikten sonra artık evliliğin yalan
olduğuna inanır.
Zafer, direnenlerin olur...

Selamlar...
Ozra's :)

1 yorum:

blogdayaparımkariyerde dedi ki...

Ne kadar güzel, ne kadar anlamlı sözler. Anlayana tabi:)